(ANTALYA) Prof. Dr. Haluk Görgün: "2026'da Kızıl Elma'nın ilk teslimatına başlayacağız"
(ANTALYA) Prof. Dr. Haluk Görgün: "2026'da Kızıl Elma'nın ilk teslimatına başlayacağız" - Savunma sanayiinde 10 milyar dolarlık eşiğin ardından 2026 hedefleri ANTALYA (İHA) - Antalya'da düzenlenen 5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı kapsamında gerçekleştirilen "2025 Yılı Gerçekleşmeler ve 2026 Yılı Hedefler Basın Buluşması"nda, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, 2025 ihracat performansını ve 2026 hedeflerini değerlendirdi. Görgün, 2026 yılına ilişkin en kritik eşiğin havacılık ve insansız sistemlerde olduğunu vurgulayarak, "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatını son kullanıcılarımıza teslim etmeye başlayacağız" dedi. Antalya'nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi'nde düzenlenen basın buluşmasına, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ile savunma sanayiinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıda 2025 yılı performansı ve 2026 yol haritası ele alındı. Görgün, ihracatı bir satış kalemi olarak görmediklerine dikkat çekerek, "Bizim için ihracat; stratejik etki, sürdürülebilir üretim ve jeopolitik dayanıklılık anlamına geliyor. Savunma sanayi ihracatına bu perspektifle bakıyor ve tüm planlamamızı buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "10 milyar dolar ihracat, 18 milyar dolar yeni sözleşme" 2025 yılı ihracat verilerini değerlendiren Görgün, ulaşılan seviyenin tarihi bir eşik olduğuna işaret etti. Son 20 yılda savunma sanayiinde yaşanan dönüşüme dikkat çeken Görgün, şunları söyledi: "10 milyar doların üzerindeki ihracat gerçekten çok önemli bir rakam. Yirmi yıl önce 250 milyon dolar seviyesinde olan bir ihracattan bugün bu noktaya gelmek, yaklaşık kırk katlık bir büyümeyi ifade ediyor. Bununla birlikte, 2025 yılında şirketlerimizin yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalaması da sektörün sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetlidir." "Ekosistem yönetimi" 2025 yılında sanayileşmeyi "ekosistem yönetimi" yaklaşımıyla ele aldıklarını belirten Görgün, tedarik zincirinin tamamına yayılan bir yapı oluşturduklarını söyledi. Yan sanayi ve KOBİ'lerin bu yapıdaki rolüne dikkat çeken Görgün, "Başkanlığımız yalnızca tedarik süreçlerini yönetmez; stratejik yönlendirme, kapasite geliştirme ve teknoloji transferini birlikte yürütür. Bu nedenle sözleşme bedellerinin en az yüzde 21'inin yan sanayi ve KOBİ'lere verilmesini zorunlu kılıyoruz. Ayrıca bu işlerin en az yüzde 70'inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından yapılmasını esas alıyoruz" diye konuştu. "22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz" 2026 yılı hedeflerinde havacılık ve insansız sistemlerin öne çıktığını belirten Görgün, Kızıl Elma, KAAN ve TB3 projelerine ilişkin takvimi paylaştı. Görgün, şu değerlendirmelerde bulundu: "2026 yılında Kızıl Elma insansız savaş uçağının ilk teslimatlarını son kullanıcılarımıza yapmayı hedefliyoruz. KAAN projesinde geliştirme ve prototip aşamalarına ilişkin sözleşmeleri daha önce imzalamıştık; bu kapsamda altı prototipin üretilmesine yönelik sürecimiz devam ediyor. Bu yıl içerisinde Savunma Sanayii İcra Kurulu'nda KAAN'ın seri üretimine ilişkin kararların alınmasını bekliyoruz ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Gemiden kalkış ve iniş kabiliyetine sahip TB3 insansız hava araçlarımız, TCG Anadolu ile birlikte uluslararası tatbikatlara katılmaya başladı. TB3'ün, yapay zekâ yetenekleriyle desteklenen yapısı sayesinde hem ulusal hem de uluslararası görevlerde öne çıkacağını değerlendiriyoruz. Aynı şekilde TB2 platformunda da yapay zekâ destekli yeni kabiliyetler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Gökbey helikopterimizde TS1400 turboşaft motorunun platform üzerindeki testlerini sürdüreceğiz. Hürkuş eğitim uçağımızın teslimatları bu yıl başlıyor; kullanıcılarımıza ilk uçakları teslim edeceğiz ve toplamda 22 adet Hürkuş teslimatını tamamlamayı planlıyoruz. KAAN'ın özgün motoru kapsamında ise 2026 yılı içerisinde PDR süreçlerini tamamlamayı ve CDR sözleşmesini imzalamayı hedefliyoruz." Deniz ve denizaltı platformları: AKYA, MİDLAS, Murat Reis Stratejik sistemlerde deniz ve denizaltı kabiliyetlerinin 2026 hedeflerinde önemli yer tuttuğunu vurgulayan Görgün, seri üretim ve teslimat sürecine girilecek projeleri şöyle anlattı: "Stratejik sistemlerde 2026 yılı hedeflerimiz, caydırıcılığı artıran kabiliyetlerde yüksek adetli teslimatların gerçekleştirilmesi ve kritik eşiklerin tamamlanması üzerine odaklanıyor. Seri üretim süreçlerine giren ürünlerimizin, daha önce imzalanan sözleşmeler kapsamında ordumuza teslimatları hız kazanacak; Roketsan başta olmak üzere ilgili şirketlerimiz bu teslimatları sözleşme takvimlerinden önce gerçekleştirmek üzere gerekli altyapı çalışmalarını yürütüyor. Bu altyapıların bir bölümü hâlihazırda faaliyete geçmiş durumda, kalan kısmının da bu yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Hava savunma ve füze sistemleri projeleri kapsamında yüksek adetli teslimatlar yapılacak; bu süreçte Makine ve Kimya Endüstrisi de üretim kabiliyetleriyle önemli bir rol üstlenecek. Önemli seri üretim başlangıçlarımızdan biri olan AKYA torpidosunda 2026 yılı itibarıyla seri üretim sürecine fiilen geçilmiş olacak. Deniz ve denizaltı platformlarımız için kritik bir güç çarpanı olan torpido sistemlerinde, testleri tamamlanan ürünlerin seri üretime alındığı bir yıl yaşayacağız. Muharip gemilerimizde MİDLAS entegrasyonunu tamamlayarak bu kabiliyeti envantere kazandıracağız. Bunun yanı sıra, ihracat lisansına sahip farklı silah ve mühimmat sistemlerinin yerli ve milli olarak geliştirilmesine yönelik sözleşmeleri imzalayacağız. Geniş bir kalibre yelpazesinde yürüttüğümüz çalışmaların bir bölümü tamamlandı, kalan kısmında ise yerlileştirme süreçleri devam ediyor; prototip ve ön geliştirme aşamalarını tamamlayan projelerimizi seri üretime geçireceğiz. 2026 yılı, aynı zamanda yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler arasına katılacağımız bir dönem olacak. Bulut programı da bu hedefler arasında önemli bir yer tutuyor; tasarım çalışmalarını tamamlayarak pilot uygulamayı belirleyecek ve ilk merkezde bulut altyapısını faaliyete geçireceğiz." Radar ve elektronik harp Radar ve elektronik harp kabiliyetlerine ilişkin 2026 hedeflerini de paylaşan Görgün, yüksek adetli teslimatlara vurgu yaparak ; "Katmanlı hava savunma konsepti kapsamında, ALP radarları serisinden 100G ve 300G radarlar ile erken ihbar radarlarımızı en az ikişer adet olmak üzere bu yıl envantere kazandırmayı planlıyoruz. ASELSAN, bu projelerde sözleşme sürecini beklemeden stoka üretim yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Elektronik harp alanında ise KORAL Harp Sistemi'nin gelişmiş versiyonu olan KORAL 200'ü bu yıl envantere dahil edeceğiz. Elektronik harp ve taarruz sistemlerimizden İLGAR'ın ikinci versiyonunun teslimatlarını tamamlayacağız. Kara sistemleri tarafında, seri üretim kapsamında çift haneli sayılarda tank üretimini gerçekleştirerek bu yıl Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Ayrıca farklı konfigürasyonlara sahip orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak yeni projeleri de başlatacağız. Deniz Kuvvetlerimiz için Murat Reis denizaltısı envantere girecek; TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyon süreci bu yıl tamamlanacak. Yerli füze ve radar sensörlerine sahip altıncı gemimiz TCG İzmir de bu kapsamda hizmete alınacak" şeklinde konuştu. Uzay, askeri 5G-6G ve ağ merkezli harp Uzay tabanlı kabiliyetler ile askeri haberleşmenin 2026 hedeflerinde belirleyici olduğunu belirten Görgün, Gökbağı projesine dikkat çekti. Görgün, "Yakın yörünge uydularında askeri 5G ve 6G haberleşme altyapısını hedefleyen Gökbağı projesini 2026 yılında başlatacağız. Bu proje, ağ merkezli harp, platformlar arası veri paylaşımı ve gerçek zamanlı komuta-kontrol açısından kritik öneme sahip. Uzay, savunma sanayiinde artık tamamlayıcı değil, ana bileşen haline gelmiştir" dedi. Kara sistemleri ve amfibi kabiliyetler Kara ve amfibi unsurlara ilişkin hedefleri de açıklayan Görgün, yeni platformların envantere gireceğini belirterek, "Farklı konfigürasyonlarda orta sınıf insansız kara araçlarını envantere kazandıracak projeleri başlatacağız. Seri üretim kapsamında tank üretimlerini hızlandırarak Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz. Amfibi harekât için 4 adet LCT'yi Deniz Kuvvetlerimize, 70 botu da Kara Kuvvetlerimize teslim edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kuantum, lazer ve bulut programı Ar-Ge yönetimi kapsamında ileri teknoloji başlıklarına da değinen Görgün, 2026 yılında bu alanlarda önemli adımlar atılacağını söyleyerek, "Kuantum teknolojilerinde süperiletken kuantum işlemci birimi QPU geliştirme projesini başlatıyoruz. Yüksek güçlü lazer sistemlerine sahip ülkeler sınıfına giriş yapacağımız sözleşmeleri imzalayacağız. Bulut programında ise tasarım çalışmaları tamamlanacak ve pilot merkezde altyapı faaliyete geçecek" dedi. Roketsan: "750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdik" Basın buluşmasında ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de 2025 performansına ve küresel büyüme stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektör ihracatının 10 milyar doları aşmasının önemli bir eşik olduğunu vurgulayan İkinci, Roketsan'ın bu tabloya güçlü katkı sağladığını belirtti. İkinci, "10 milyar doları geçmiş bir sektör ihracatı var ve bu ihracata büyük oranda katkı sağlayan Roketsan, 750 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. 2025 yılı bizim için çok ciddi başarılar elde ettiğimiz bir yıl oldu; mevcut sipariş miktarımızı iki katına çıkardık. Hem ihracat hem de yeni sözleşmelerle proje büyüklüğümüz iki katına çıktı; yılı yüzde 55'in üzerinde artışla kapattık ve büyümemiz dolar bazında yüzde 50'nin üzerinde devam ediyor" dedi. İkinci, seri üretime geçen yeni ürünlerle birlikte teslimatların sürdüğünü, Ar-Ge ve test faaliyetlerinin de yoğun biçimde devam ettiğini belirterek, "AKATA ve Tayfun gibi yeni ürünlerin seri üretimlerine 2025 yılı içerisinde başladık; bu yıl da teslimatlar sürecek. Bununla birlikte yeni ürünlerimizin geliştirme faaliyetlerini de eş zamanlı yürütüyoruz. 2025 yılı boyunca 850 gün test gerçekleştirdik; ekiplerimizin sahada farklı testleri eş zamanlı yürüttüğü, son derece yoğun bir yılı geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Küresel pazarlarda büyüme hedefinin altını çizen İkinci, uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, "Roketsan olarak en büyük stratejimiz globalde ve yurt dışında büyümek. Bu kapsamda birçok uluslararası şirketle iş birlikleri kurarak üretimlere başladık; bu üretimler müşteri portföyümüzü hızla genişletiyor. Ürünlerimiz Uzak Doğu'dan Amerika kıtasına kadar 40'tan fazla ülkede kullanılıyor; bazı bölgelerde üretim faaliyetleri de başlamış durumda. Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu'da Avrupa ile birlikte hızlı bir büyüme potansiyeli yakalamış durumdayız" diye konuştu. MUGEM, TCG Anadolu'nun 3 katı büyüklüğünde Milli uçak gemisi projesi MUGEM'e ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Haluk Görgün, Türkiye'nin mevcut bayrak gemisi TCG Anadolu ile karşılaştırmalı değerlendirmede bulundu. Görgün, MUGEM'in ölçek ve kabiliyet açısından çok daha ileri bir platform olacağını belirterek, "Şu anda Türkiye'nin bayrak gemisi olan TCG Anadolu'nun yaklaşık üç katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir geminin inşa edilmesini planlıyoruz" dedi. Projenin kurumlar arası eş güdümle yürütüldüğünü vurgulayan Görgün, "Savunma Sanayii Başkanlığımız, İstanbul Tersane Komutanlığımız ve Deniz Kuvvetleri Komutanımızın bizzat proje yönetiminde sorumluluk aldığı, son derece önem verdiğimiz platformlardan bir tanesidir. Denizcilik, askerî denizcilik ve tersanecilik alanlarında kabiliyeti bulunan, katkı sunabilecek tüm üreticilerle birlikte bu platformu mümkün olan en kısa sürede tamamlayarak donanmamıza teslim etmeyi hedefliyoruz" dedi.