(ANKARA) Omi Enerji'den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji' sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır
(ANKARA) Omi Enerji'den bir ilk: ‘Sığ Jeotermal Enerji' sistemiyle ısınmada maliyet neredeyse sıfır ANKARA (İHA) - Omi Enerji tarafından geliştirilen ‘Sığ Jeotermal Enerji' sistemiyle birlikte; konut, seracılık ve hayvancılık sektöründe karşılaşılan yüksek enerji maliyeti ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm getiriliyor. Ankara Üniversitesi Teknokent bünyesinde ‘Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı' etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikte yer alan Omi Enerji firması, dünyanın sürdürülebilir ve ekonomik çözümlerinden biri olan Sığ Jeotermal Enerji teknolojisini; tarım, hayvancılık ve konut uygulamaları başta olmak üzere birçok mecrada hayata geçirmeyi hedefliyor. Omi Enerji tarafından modern seracılıkta karşılaşılan yüksek enerji maliyetleri ve homojen ısı dağılımı sorunlarına çözüm olarak geliştirilen ‘Akıllı Sera Enerji, Homojen Isıtma ve Yapay Zeka Destekli Kontrol Sistemi' ile birlikte hem enerji tasarrufu hem de üretim verimliliğinde önemli artışlar sağlandığı belirtildi. Türkiye'de bir ilk olarak Omi Enerji tarafından geliştirilen Sığ Jeotermal Enerji sistemi, geleneksel yöntemlerde yalnızca havanın ısıtılması nedeniyle oluşan sıcaklık dengesizliklerini ortadan kaldırmayı hedeflediği ifade edildi. Klasik seralarda ısının üst bölgelerde birikmesi sonucu bitkilerin farklı koşullarda gelişmesi verimi düşürürken, yeni sistemle sera genelinde dengeli bir sıcaklık dağılımının sağlanacağı vurgulandı. Sera içerisine yerleştirilen boru hatları aracılığıyla doğrudan ısı transferi gerçekleştirilirken, aynı zamanda hava da kontrollü ve homojen şekilde ısıtılıyor. Böylece sera içindeki tüm hacimde optimum sıcaklık korunarak bitkilerin ihtiyaç duyduğu stabil iklim koşulları oluşturulduğu açıklandı. Bunun yanı sıra bu projenin konut ve hayvancılık sektöründe de ivedilikle kullanılması hedefleniyor. Sığ Jeotermal Enerji hakkında İhlas Haber Ajansı'na (İHA) özel açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu ve Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi, bu sistem ile birlikte Türkiye'nin ısınmada dışa bağımlılığının ciddi oranda azalacağını belirtti. Yenilenebilir enerji entegrasyonu dikkat çekiyor Sisteme entegre edilen güneş enerjisi altyapısının da enerji bağımsızlığını artırdığı ifade edilirken, yaklaşık bin metrekare alana kurulabilen 200 Kilowatt-peak (kWp) gücündeki fotovoltaik sistemin, Türkiye koşullarında yıllık ortalama 280-320 Megavat-saat (MWh) elektrik üretimi sağlayabildiği belirtiliyor. Üretilen enerji; ısı pompası, sirkülasyon pompaları ve otomasyon sistemlerinin önemli bir kısmını karşılayarak işletme maliyetlerini ciddi ölçüde düşürdüğünün altı çizilirken, ayrıca sisteme dahil edilen batarya depolama ünitesi sayesinde enerji üretimindeki dalgalanmalar dengelenerek kesintisiz çalışma ve operasyonel güvenlik sağlanıyor. Jeotermal destekle yüzde 30'a varan tasarruf Akıllı sera sisteminde sığ jeotermal kaynaklar ve yüksek verimli ısı pompası teknolojisi birlikte kullanılıyor. Yer altındaki yıl boyu sabit kalan sıcaklık, güvenilir bir enerji kaynağı sunarken ısı pompası bu enerjiyi kullanılabilir seviyeye taşıyor. Türkiye'de yapılan saha uygulamaları ve akademik çalışmalara göre, bu sistemle sera içi hava sıcaklığında ortalama 6-8 derece, toprak sıcaklığında ise 8-12 derece artış sağlanacağı aktarıldı. Ayrıca klasik sistemlere kıyasla yüzde 20 ila 30 arasında enerji tasarrufu elde edilebildiği ifade ediliyor. "Önemli olan yerin içindeki sıcaklığı tespit edebilmektir" Sığ Jeotermal Enerji'nin Türkiye'nin jeopolitik konumuyla doğru orantılı olduğunu belirten, bu projenin mimarı Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu, "Sığ Jeotermal Enerji'nin esas prensibi şudur. Kışın soğuk iklimini, yerin içine depolayarak yazın kullanmaktır. Yazın da sıcaklığını, yerin içine depolayarak kışın kullanmaktır. Kışın soğuğunu yerin içine depoluyoruz, yazın kullanıyoruz. Yazın sıcağını da yerin içine depoluyoruz ve kışın kullanıyoruz. Bu durum; bir bölgenin jeolojik yapısına, bir de bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak değişebilmektedir. Buradaki en önemli husus şudur. Yerin içindeki sıcaklığı, sabit bir ısıda nerede gerçekleşiyor onu tespit edebilmektir. Türkiye'de ortalama olarak 70 metrede yerin sabit sıcaklığını, yerin bozulmamış sıcaklığı yakalamak mümkündür. Bu sıcaklık yaklaşık olarak ortalama 10 derecenin üzerindedir. Yani 70 metre derinlikte, 10 derecenin üzerindeki bir sıcaklığı rahatlıkla yakalayabiliyoruz" diye konuştu. "Ukrayna Savaşı içerisinde doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi" Ukrayna-Rusya savaşından sonraki süreçlerde, Rusya'nın Avrupa'ya doğal gaz akışını kestikten sonra Avrupa'nın bu sistem ile birlikte ısınma konusunda hiçbir zaman sıkıntı çekmediğini vurgulayan Kadıoğlu, "Ukrayna Savaşı içerisinde doğal gazın kesilmesi konusunda Avrupa hiçbir zaman sıkıntı çekmedi. Çünkü Avrupa, sıvı jeotermalden yararlanarak soğutma ve ısıtma ihtiyacını karşıladı. Türkiye, Avrupa'dan daha elverişli bir ortama sahip olmasına rağmen maalesef bu sistem yaygın olarak kullanılmıyor. Amacımız bunu verimli bir şekilde kullanmak ve ülke geneline yaymaktır" şeklinde konuştu. "Avrupa'da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür" Sıvı Jeotermal Enerji sistemi ile birlikte, ısınma maliyetinin neredeyse sıfıra ineceğinin altını çizen Omi Enerji Danışmanı Oğuz Kağan Tanrıverdi ise, "Türkiye'de bir ilk olarak hayata geçecek. En garip tarafı da, Sığ Jeotermal Enerji Avrupa'da 50 yıldır kullanılan ve yasal olan bir enerji türüdür. En basit ifadeyle ayağımızın altından 100 metreye kadar olan bir yer kabuğunda 14 ila 20 santigrat derecelik bir sıcaklığı, dışarıya borular yardımıyla çıkartıp yapıların ısıtmasında ve soğutmasında kullanılabilen çok basit, ekonomik ve yenilebilir bir projedir" ifadelerine yer verdi. "Sıvı Jeotermal Enerjiyle, ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz" Sıvı Jeotermal Enerji'nin doğa dostu bir proje olduğunu vurgulayan Tanrıverdi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu proje; hem konutların hem de işyerlerinin ısıtılmasını, soğutulmasını, çiftçilerin özellikle hayvan refahını sağlayacak olan barınma alanlarının refahında, ısıtmasında ve soğutmasında kullanılır. Seracılık alanlarında da kullanılıyor. Aslında Avrupa bunu 50 yıldır kullanıyor. Çünkü insan bilmediğinden korkar. Burada korkulacak bir şey yok. Enerjimizi, kendi kendimize yetecek hale getirebilecek bir potansiyele Anadolu coğrafyası sahiptir. Biz dışa bağımlı durumdayız. Dışa bağımızı ortadan kaldıracak, ısıtma ve soğutmada doğal gaza ihtiyaç kalmadan Sıvı Jeotermal Enerjiyle birlikte ısıtma ve soğutma problemimizi çözeceğiz. Kömür konusunun çevreye vermiş olduğu zararlar herkes tarafından biliniyor. Kömürden de doğal gazdan da petrolden de elektrikten de hem daha az maliyetli hem de sürdürülebilir enerji kaynağına sahip olacağız." Düzenlenen 'Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Sürdürülebilir Tarım Proje Pazarı' etkinliğine eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut, AK Parti Kırşehir Milletvekili Necmettin Erkal, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Ruhi Ersoy, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bürokratları, Ankara Ticaret Odası ve Ankara Sanayi Odası yetkilileri ile çok sayıda iş insanı etkinliğe katılım sağladı ve projeye ilgi gösterdi. (MF-