(ANTALYA) Manken Aslı Baş'ın ölümünde yargıtayın bozduğu karar sonrası yeni gelişme
(ANTALYA) Manken Aslı Baş'ın ölümünde yargıtayın bozduğu karar sonrası yeni gelişme - Baba Mehmet Yavuz Baş: - "Mahkeme kararıyla cep telefonundaki silinen mesajların geri getirilerek incelemesi için telefonun İstanbul'a gönderildi" ANTALYA (İHA) - 2010 yılında Bodrum'da şüpheli şekilde hayatını kaybeden 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş'ın davasında Yargıtay'ın kararı bozarak yargılamanın yeniden yapılması yönünde verdiği kararın ardından mahkeme Haziran ayında görülecek. Yargıtay kararının ardından konuşan Aslı Baş'ın babası Mehmet Yavuz Baş, dava sürecinde kızının telefonundaki mesajların silindiğini, bası tanıkların dinlenmediğinin ve olay yerindeki kameraların söküldüğünün belirlendiğinin söyledi. 21 Temmuz 2010 tarihinde Muğla'nın Bodrum ilçesi Yalıkavak Mahallesi'nde meydana gelen olayda 2003 Türkiye Mankenler Kraliçesi Aslı Baş, iş insanı Ahmet Bayer'e ait villada 6,5 metrelik terastan düşerek yaşamını yitirmişti. Olaya ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 11 yıl süren davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 5 Ağustos'ta beraat kararını bozmasının ardından yeniden ele alınan dosyada sanıklar geçtiğimiz aylarda bir kez daha hakem karşısına çıkarken dava ise 4 Haziran 2026 tarihine ertelenmişti. Kızının ölümüyle ilgili 11 yıl süren dava sürecinde Aslı Baş'ın cep telefonundaki mesajların silindiği olay yerindeki kameraların söküldüğünü söyleyen acılı baba Mehmet Yavuz Baş, mahkemenin kararıyla cep telefonundaki silinen mesajların geri getirilerek incelemesi için telefonun İstanbul'a gönderildiği belirtti. Acılı baba, "Yargıtay karşı tarafın beraat kararını bozdu. 4 Haziran'da mahkememiz tekrar devam edecek. Bazı eksiklikler var. Dinlenmeyen şahitler, sökülen, kaybedilen kameralar, çocuğun telefonundaki mesajları silinmiş. Bunların tekrar incelenmesi, araştırılması için teknik inceleme yapılacak" dedi. Yargıtay'ın gördüğü eksikleri 11 sene boyunca mahkemenin görememesinin kendisini üzdüğünü söyleyen Mehmet Yavuz Baş, "11 yıl süren duruşma süresince eksiklerin Yargıtay tarafından görülüp de, mahkeme tarafından görülmemesi beni çok üzdü. 11 yıl süren bir mahkemede kameraların sökülmesi, telefondaki mesajların silinmesi, şahitlerin dinlenmemesi gibi eksikleri Yargıtay görerek beraat kararını bozma gereği görüyor. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi niye bunu 11 sene boyunca görmüyor. Birisi 112'yi arıyor, ‘Burada birisi merdivenlerden düştü başı kanıyor' diyor. Peki o merdivenlerden yüksekten nasıl atladı ya da atıldı" ifadelerini kullandı. Bilirkişi raporunda da normal bir düşme olmayacağının belirtildiğinin altını çizen Baş, "Şahitler atladı diyor. Düşme şekli Orta Doğu Teknik Ünivresitesinden matematik, fizik hocaları tarafından olay yeri incelendiğinde buradan ne şekilde atlanıp atlanamayacağını, nereye düşeceğine dair bilir kişi raporunu verdi. Bu şekilde bir düşme olmayacağını söylüyor. Yani çocuk düşüyor, başından yaralanıyor, ölümü bekleniyor. Olmuyor, yukarıya çıkartılıp atılıyor. Kim olsa bunun yorumunu bu şekilde yapar. 112'den önce başka birileri aranıyor, ardından yardım için 112 aranıyor. Ambulans ondan sonra geliyor. Bu çocuğun ora da ölme mi beklendi o süre içerisinde bunu anlamış değilim" şeklinde konuştu. (RB-