(WASHINGTON) ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını belirterek, "Saldırı olursa, İsrail kendini savunmak zorunda kalacak. Ancak bunu dikkatli bir şekilde yapacaklar ve aşırıya kaçmak yerine nokta atışı operasyonlar üzerinden hareket edecekler" dedi.
(WASHINGTON) - Trump'tan Lübnan ateşkesi açıklaması: "Saldırı olursa İsrail kendini savunacak" WASHINGTON (İHA) - ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını belirterek, "Saldırı olursa, İsrail kendini savunmak zorunda kalacak. Ancak bunu dikkatli bir şekilde yapacaklar ve aşırıya kaçmak yerine nokta atışı operasyonlar üzerinden hareket edecekler" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ile İsrail ve Lübnan'ın üst düzey temsilcileriyle Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Toplantının iyi geçtiğini ve Lübnan ile İsrail'in aslında birbirini sevdiğini söyleyen Trump, "Önümüzdeki birkaç hafta içinde Lübnan Cumhurbaşkanı ve İsrail Başbakanı buraya gelebilirler. Sanırım 3 haftalık bir ateşkes konusunda anlaştılar. Bunun gerçekleşmesini umuyoruz. Bence ikisi arasında bir sorun çıkmayacak ama düşünmeleri gereken bir Hizbullah gerçeği var" ifadelerini kullandı. "Önemli bir sürecin başlangıcı" Lübnan'da işleri yoluna koymak için Beyrut yönetimiyle birlikte çalışacaklarını söyleyen Trump, "Sahip olduğumuz güçle bunu oldukça kolay bir şekilde yapabileceğimize gerçekten inanıyorum. Lübnan halkı gerçekten harika insanlar. Harika bir görüşme gerçekleştirdik ve bence bu çok önemli bir sürecin başlangıcı. Bu sorunu, İran'da yaptıklarımızla eşzamanlı olarak çözüme kavuşturmak harika bir şey olur" diye konuştu. "Barışın sağlanması için çok iyi bir şans var" Lübnan - İsrail barışının bu yıl sağlanıp sağlanamayacağı yönündeki soruya yanıt veren Trump, bu konuda iyimser olduğunu vurguladı. İsrail ve Lübnan'ın Hizbullah'a karşı ortak bir noktada durduğunu söyleyen Trump, "Barışın sağlanması için çok iyi bir şansın olduğunu düşünüyorum. Üzerinde çalıştığımız diğer bazı konulara kıyasla bu daha kolay olmalı. Ancak kimse üzerine eğilmediği için bu sorun çok uzun yıllar çözüme kavuşmadı. Oysa, Lübnan harika bir ülkeydi. Güzel bir ülkeydi. Zeki insanlar, çok parlak beyinler, doktorlar, profesörler, ekonomistler, gezegendeki en zeki insanlardan bazıları buradaydı. Ama onlarla hiçbir ilgisi olmayan farklı gruplar ve dış faktörler tarafından paramparça edildiler. Bu yüzden ben, Lübnan'ın oldukça hızlı bir şekilde eski haline getirilebileceğine inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. Trump, Lübnan ve İsrail liderlerinin 3 haftalık ek ateşkes süresince Beyaz Saray'da bir araya gelmesini umduklarını ifade etti. "Mecbur kalırsa İsrail kendini savunacak" Trump, Hizbullah'ın Lübnan hükümetini dikkate almadığının hatırlatılması üzerine, "İsrail kendisine ateş açılırsa kendini savunmak zorunda kalacak ve savunacak. Onlara bunu yapamayacaklarını asla söylemem. Bununla uğraşmak zorunda kalmasalar güzel olurdu ama saldırı olursa, İsrail kendini savunmak zorunda kalacak. Ancak, bunu dikkatli bir şekilde yapacaklar ve aşırıya kaçmak yerine nokta atışı operasyonlar üzerinden hareket edecekler. Ve biliyorsunuz, yapabilecekleri çok şey var ama eğer mecbur kalırsa İsrail kendini savunacak" dedi. "İran, Hizbullah'a sağladığı finansmanı kesmeli" Trump, "Suudi Arabistan'ın muhtemel bir Lübnan-İsrail barış sürecinde merkezi bir rol oynaması gerektiğine inanıyor musunuz?" sorusu üzerine, "Açıkçası Suudi Arabistan harika bir ülke ve harika bir liderleri var. Bence bu durumdan çok memnun olacaklardır. Onlarla henüz görüşmedim ama görüşeceğim. Bu olay çok hızlı gelişti. Ancak Suudi Arabistan harika bir yer, inanılmaz bir ülke. Orayı çok iyi biliyorum. Liderlerini de çok iyi tanıyorum ve o da böyle bir şeyin gerçekleştiğini görmek ister. O muazzam biri" değerlendirmesini yaptı. Trump, "İran'ın sizinle bir anlaşma yapabilmesi için Hizbullah'a sağladığı finansmanı kesmesi gerekecek mi?" sorusuna ise, "Evet, kesmeleri gerekecek. Kesinlikle bu bir şart" yanıtını verdi. "Hürmüz Boğazı'nın tam kontrolü bizde" ABD'nin Pazartesi günü Hürmüz Boğazı yakınlarında İran bandıralı bir gemiye el koyduğu hatırlatılan Trump, geminin içinde ne olduğuna ilişkin soruya gizlilik gerekçesiyle yanıt vermekten kaçındı. İran'a yönelik deniz ablukasının çok iyi gittiğini öne süren Trump, "Kimse geçemiyor ve kimse geçmek istemiyor. Kimse denemiyor. Bir tanesi denedi, onda da geminin motorunu durdurduk. Artık tam kontrol bizde. Oraya mayın bırakmak gibi aptalca şeyler yapabilirler. Bu sadece para kazanmalarını geciktirecek çünkü o mayınlar bizden fazla onları etkileyecek" diye konuştu. İran'ın boğaza mayın döşeyip döşediğinin kesin olarak bilinmediğini ifade eden Trump, "Bu ihtimal dahilinde. Ama eğer yapıyorlarsa, çok aptalca bir şey olurdu. Tıpkı İran'ın Suudi Arabistan'a, BAE'ye, Katar'a, Kuveyt'e, Bahreyn'e ve diğer ülkelere saldırması gibi. Bunu kimse beklemiyordu. Eğer oraya mayın döşüyorlarsa, bu büyük bir hata" şeklinde konuştu. "Çin'e kızgın değilim" Trump, "İran'a gönderdiklerinden dolayı Çin'e kızgın mısınız?" sorusuna, "Hayır. Yani, bugün çıkan bazı haberler var. Sanırım biz de aynısını diğer ülkelere yapıyoruz, öyle değil mi? Bilirsiniz, bu da o tarz şeylerden biri, çok da büyütülecek bir şey yok. Dünyayı yerinden oynatacak bir şey değildi" yanıtını verdi. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Miami'de yapılacak G20'ye davet etmeyi düşündüğüne yönelik haberlerin hatırlatılması üzerine "Hayır, ama eğer gelseydi, muhtemelen çok faydalı olurdu" ifadelerini kullandı.