(LEFKOŞA) Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, "15 Temmuz, modern demokrasi tarihine örnek teşkil eden bir halk direnişi olarak geçecektir. Doğrudan halk iradesine dayanan demokratik meşruiyet, 15 Temmuz gecesi bizzat millet tarafından kurulmuştur" dedi.
(LEFKOŞA) - Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri: "15 Temmuz demokrasi tarihine örnek teşkil eden bir halk direnişidir" - KKTC’de "Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz" paneli düzenlendi LEFKOŞA (İHA) - Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, "15 Temmuz, modern demokrasi tarihine örnek teşkil eden bir halk direnişi olarak geçecektir. Doğrudan halk iradesine dayanan demokratik meşruiyet, 15 Temmuz gecesi bizzat millet tarafından kurulmuştur" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi’nde, İletişim Başkanlığı ve Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından düzenlenen "Milli İrade ve Demokratik Direnç: 10. Yılında 15 Temmuz" paneli düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla programda, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle hazırlanan özel film gösterildi. Etkinliğin açılış konuşmasını Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri yaptı. Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, yaptığı konuşmada, "Sözlerime başlarken 15 Temmuz hain darbe girişimini fedakarca engelleyerek ülkemizi büyük bir felaketten kurtaran şehit ve gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. 15 Temmuz’un 10. yıldönümü vesilesiyle böyle bir panel düzenlenmesinde emeği geçenlere ve siz değerli katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle de Kıbrıs Türkü’nün milli iradesinin tecelli ettiği Cumhuriyet Meclisi’nin bu güzel salonunu bizlere tahsis eden Sayın Cumhuriyet Meclisi Başkanına özellikle teşekkür ediyorum" dedi. Başçeri, 15 Temmuz gecesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBM)) bombalandığını hatırlatarak, panelin KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde düzenlenmesinin taşıdığı sembolik öneme dikkat çekti. Büyükelçi Başçeri, "Hepinizin hatırlayacağı gibi milli iradeye yapılan darbe girişiminde Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanmış ve milli irade Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalanarak çökertilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda Kıbrıs Türkü’nün milli iradesinin tecelli ettiği bu binada bize bu imkan verilmiştir" dedi. "Toplumsal hafızanın diri tutulması önem taşıyor" 15 Temmuz’un 10. yılı nedeniyle bu yıl düzenlenen etkinliklerin daha kapsamlı hale getirildiğini belirten Başçeri, resmi törenlerin yanı sıra panel, sergi ve belgesel gösterimleriyle şehit ve gazilerin fedakarlıklarının anlatılmaya çalışıldığını söyledi. Başçeri, konuşmasında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı: "Milli birlik ve beraberlik ruhu içinde milletimizin demokratik kazanımlarını korumak için Fetullahçı Terör Örgütü’ne karşı halkımızın, milletimizin verdiği mücadelenin bilinmesi ve toplumsal hafızanın diri tutulması önem taşıyor. Öncelikle nasıl bir örgütlü yapıyla mücadele edildiğini hatırlamamız yararlı olacak." Örgütün farklı kimlikler altında faaliyet yürüttüğünü ifade eden Başçeri, "Bu örgüt kendini bazen bir sivil toplum kuruluşu, bazen bir eğitim kuruluşu olarak tanıttı. Bazen de dini vasfı olan bir topluluk görüntüsü altında gizli gündemini ilerletmeye çalıştı. Daha önceki konuşmalarımda da söyledim. Dinimizin çok değerli terimlerini kendi açılarından kullanmaya, istismar etmeye çabaladılar" ifadelerini kullandı. Başçeri, örgütün yalnızca Türkiye için değil faaliyet gösterdiği ülkeler açısından da tehdit oluşturduğunu belirterek, "Çok katmanlı, uluslararası ve gizli hücrelerden oluşan, tarihte eşine ender rastlanan bir terör ve organize suç örgütü. Örgütün yegane hedefi Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirmek değildi. Bunu varsaymak büyük bir yanılgı olur. Örgüt, sinsi ajandasıyla bulunduğu her ülkenin kurumlarına sızmaya çalışırken, vergi kaçakçılığına, şantaj ve cinayete kadar bulunduğu bütün ülkelerin kamu düzenini tehdit edecek pek çok yasa dışı faaliyeti de gerçekleştirdi" dedi. Örgütün propaganda faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ifade eden Başçeri, "Örgütün elebaşının ölmesine rağmen örgüt, propaganda ve lobi imkanlarını kullanarak asılsız haberler üzerinden mağduriyet hikayesi oluşturmaya, medyada tekrar görünür olmaya ve Türkiye’ye karşı düşman çevrelerle iş birliğini güçlendirmeye gayret etmektedir" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz demokrasi tarihine örnek teşkil eden bir halk direnişidir" Başçeri, "15 Temmuz gecesi yaşananlar, hain bir darbe teşebbüsünün ötesinde demokratik yollarla seçilmiş hükümeti, Cumhurbaşkanımızı ve Türkiye’deki anayasal düzeni devirmeyi hedefleyen kanlı bir terör eylemi olarak tarihe geçti. Bu örgütün devletimize oluşturduğu büyük tehdidi ortaya çıkardı" dedi. Darbe girişiminin engellenmesindeki en büyük gücün Türk milleti olduğunu vurgulayan Başçeri, "Örgütün hain darbe girişiminin engellenmesinde en büyük pay, kendi iradesi üzerine bir güç tanımadığını, devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için hayatını vermeye hazır olduğunu ortaya koyan Türk milletine aittir. 15 Temmuz, ayrım gözetmeksizin toplumun tüm kesimlerinin ortak iradesiyle kazanılmış bir demokrasi zaferidir. Türk halkı, demokratik kurumlarına ve seçilmiş yönetimine sahip çıkarak darbe girişimini bertaraf etmiştir" ifadelerini kullandı. "Demokratik meşruiyet, 15 Temmuz gecesi bizzat millet tarafından kurulmuştur" Başçeri, 15 Temmuz’un demokrasi tarihindeki yerine ilişkin, "Bu yönüyle de 15 Temmuz, modern demokrasi tarihine örnek teşkil eden bir halk direnişi olarak geçecektir. Doğrudan halk iradesine dayanan demokratik meşruiyet, 15 Temmuz gecesi bizzat millet tarafından kurulmuştur. O gece yaşananlar bir kez daha göstermiştir ki milli irade her türlü vesayet girişimine karşıdır ve Türkiye’nin demokratik sistemi bu temel üzerine inşa edilmiştir" açıklamasını yaptı. "15 Temmuz Kıbrıs için de önemli bir tarih" FETÖ ile mücadelenin yurt içinde ve dışında sürdüğünü belirten Başçeri, "Fethullahçı Terör Örgütü ile bütün dünyada, bütün alanlarda mücadele etmekteyiz. Ulusal ve uluslararası tehditlerine karşı yılmadan kararlılıkla bu mücadeleyi sürdürmekteyiz. Bu konudaki mücadelemizde de yanımızda olan, her türlü destek ve katkıyı sağlayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti’ne, Başbakan’a, yetkililerine ve kardeş Kıbrıs Türk halkına bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Başçeri, "15 Temmuz Kıbrıs için de önemli bir tarih. 15 Temmuz 1974 bir darbe girişimi. Katıldığım bir programda da söyledim; 15 Temmuz’larda coğrafya fark etmiyor. Kıbrıs Adası’nda ya da Anadolu’da Türk milletinin iradesini sınamaya kalktılar. Her ikisinde de başarılı olamadılar. Hiçbir zaman Anadolu’da ya da Kıbrıs Adası’nda Türk milletinin iradesini kimsenin sınamaya tenezzül etmemesi gerekiyor. Milletin iradesi her zaman kazandı ve her zaman kazanacak" dedi. Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte güçlü bir aktör olduğunu vurgulayan Başçeri, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türkiye bugün bölgemizde küresel ve bölgesel düzeyde etkin, sorumluluk sahibi, kararlı bir aktör. Dış politikasıyla, insani yardımıyla, güvenlik, teknoloji ve kalkınma alanlarında yürüttüğü çok yönlü faaliyetlerle uluslararası sistemdeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye yalnızca krizleri aşan bir ülke değil, milli iradesiyle yönünü belirlemekte, demokratik meşruiyetini korumakta, şehit ve kahraman gazilerimizin mücadeleleri sayesinde Türkiye Yüzyılı’nda istikbale emin adımlarla yürümektedir. 15 Temmuz’da ortaya konulan irade, millet-devlet bütünleşmesi, Türkiye’nin uzun vadeli istikrarının, bağımsızlığının ve geleceğinin teminatıdır. 15 Temmuz, milletin milli iradesinin ve demokrasinin zaferidir. Sizleri saygıyla selamlıyorum. İlginiz ve katılımınız için çok teşekkür ediyorum."