(HATAY - ÖZEL) İp üzerine astığı 2 fotoğrafla başlayan hikayeyi müşterisinin sorusuyla sürdüren esnaf, iş yerinde yüzlerce müşterisinin fotoğrafını bulunduruyor
(HATAY - ÖZEL) İp üzerine astığı 2 fotoğrafla başlayan hikayeyi müşterisinin sorusuyla sürdüren esnaf, iş yerinde yüzlerce müşterisinin fotoğrafını bulunduruyor - Müşteri fotoğraflarıyla duvarlarını donatan tostçu, sanayi sitesinin simgesi haline geldi HATAY (İHA) - Hatay'da tostçuluk yapan Habib Akdoğan, iş yerine gelip tost yiyerek lezzeti tadan müşterilerinin fotoğraflarını 14 yıldır isteklerine göre iş yerine asıyor. İp üzerine astığı 2 fotoğrafla başlayan ve 'Benim fotoğrafımı da çeker misin' sorusuyla seriyi sürdüren Akdoğan'ın iş yerinin duvarlarında yüzlerce fotoğraf oldu. İskenderun ilçesinde 22 yıllık alın teriyle sanayinin sevilen simgelerinden biri haline gelen Habib Akdoğan, 2012 yılında tezgahının arkasındaki ip üzerine iki mandalla asarak başlattığı fotoğraf geleneğini dev bir duygu dünyasına dönüştürdü. Dükkanına gelen misafirlerin talebiyle büyüyen ve duvarları kaplayan fotoğraflar, işletmeyi sıradan bir yemek mekanı olmaktan çıkarıp, insanların hatıralarını aradığı özel bir aile ortamına çevirdi. "10 yıl önceki fotoğraflarını görenler mutlu oluyor" Fotoğraf fikrinin tamamen doğal bir süreçte oluştuğunu anlatan Akdoğan, duygularını ve müşterilerin tepkilerini "Elime bir ip parçası aldım. 2012'de iki tane fotoğraf astım. Baktım insanlar 'Benim fotoğrafımı da çeker misin?' dedi. Zamanla böyle bir kategoriye ulaştık, şükürler olsun bir foto dünyası oldu. İnsanlar buraya sadece tost yemeye değil, fotoğraf çekilip bir anı olarak kalması için geliyorlar. Şehir dışından, yurt dışından gelen misafirlerimiz dükkana girdiğinde 10 yıl önceki fotoğraflarını görünce 'Tostçu Habib'te demek ki varmışız' deyip mutlu oluyorlar. Burada gerçek bir anıyı, bir hayat hikayesini yaşıyoruz" sözleriyle anlattı. "Hamallık ve boyacılıktan geldik, büyük bedeller verdik" Sıfırdan zirveye uzanan ve ses getiren mücadelesini kendi içten diliyle özetleyen Habib Akdoğan, geçmişini ve dükkanın dönüşümünü şöyle anlattı: " Şükürler olsun Rabbime bu makama vardım.10 yaşımdan beri çalışıyorum, 22 senelik emeğim var. Kolay olmadı, iyi bir bedel verdik. Daha önce dükkanımız yoktu, pazarlarda çalıştık, sokaklarda koşturduk. Burayı ilk açtığımızda üç bisküvi, bir tane ufak tost makinesi ve kırık bir masayla başladık. Market olarak başladık, baktık İskenderun'da tostçuluk üzerine bir şey yok, iki tane ekmekle tost yapmaya başladık. Sonra simit tost, tava simidi, tandır, poğaça derken insanlar 'Tostçu Habip varmış' dedi. Hamdolsun bir marka olduk" dedi. Evladını göz önünde yetiştirmenin gururunu yaşayan Akdoğan, "Sabah 4.30'dan akşam 7'ye kadar benimle beraber çalışıyor. Mülki amirlerimiz, makam sahibi büyüklerimiz onu görünce hürmet gösteriyor. Bütün babalara evlatlarına sahip çıkmalarını tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. 5 yaşından bu yana babasının izinden gittiğini belirten Süleyman ise her gün sabah 04.30'da tezgahın başına geçiyor. Babasını gururla örnek aldığını ifade eden Süleyman, "Babam beni herkesin yanına götürüyor, burada durmak beni çok iyi hissettiriyor. Babamın arkasından çalışıp onun bıraktığı işi ben tamamlayacağım" dedi. Tescillediği markası ve "Göz aldanır, damak aldanmaz", "Kalite fark atar, gerisi döner bakar" sloganlarıyla adından söz ettiren Tostçu Habib, İskenderun Sanayi Sitesi'nde hem lezzeti hem de insanlığıyla gönüllere dokunmayı sürdürüyor.