(İSTANBUL) İstanbul arkeoloji müzelerinde tarihi dönüşüm
(İSTANBUL) İstanbul arkeoloji müzelerinde tarihi dönüşüm - 54 bin çini tek tek restore edildi, yüzlerce eser yeniden ziyaretçiyle buluştu - Bakan Ersoy: "Bu eşsiz hazineyi daha güvenli, daha çağdaş ve daha erişilebilir hale getirdik" ANKARA (İHA) - İstanbul Arkeoloji Müzelerini ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, burada yaptığı değerlendirmede, tarihi yapıların korunması ve özgün mimari karakterlerinin gelecek nesillere aktarılmasının temel öncelikleri olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde yürütülen kapsamlı restorasyon, güçlendirme ve teşhir-tanzim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Klasik Müze Binasından Eski Şark Eserleri Müzesine, Çinili Köşk’ten müze avlusu ve Gülhane Meydanı’na uzanan çalışmalarla müze yerleşkesinin tamamı yeni bir ziyaretçi deneyimine kavuştu. Çinili Köşk’ün dış cephesindeki yaklaşık 54 bin çini için ayrı ayrı müdahale paftaları hazırlanırken Osman Hamdi Bey Yokuşu’nda 38, müze avlusunda ise yaklaşık 140 arkeolojik eser açık teşhirde ziyaretçilerle buluşturuldu. Müzelerde çağdaş müzeciliğin gerektirdiği yenilikleri yapılara kazandırmaya da özen gösterdiklerini belirten Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzeleri özelindeki çalışmaların bu doğrultuda projelendirildiğini ve etaplar halinde uygulandığını ifade etti. Ersoy, yürütülen çalışmaların ölçeğine dikkati çekerek, "Cumhuriyet tarihimizin ve hatta birçok eserimiz açısından kendi yüzlerce yıllık tarihleri içerisinde şahit oldukları en kapsamlı restorasyon, ihya ve inşa süreçlerini gerçekleştiriyoruz. Müzecilik ve arkeoloji tarihimizin göz bebeği ve şüphesiz dünya kültür mirasının da en önemli müze komplekslerinden olan İstanbul Arkeoloji Müzelerimiz de bu sürecin bir parçası" dedi. Klasik müze binasında 2011’de başlayan süreç İstanbul Arkeoloji Müzelerindeki çalışmaların ilk etabının Klasik Bina özelinde 2011 yılında başladığını aktaran Ersoy, binanın 1891 yılında yapılan bölümü ile ikinci aneks olarak adlandırılan güney kanadın güçlendirme ve restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini bildirdi. 2017 yılı itibarıyla ikinci etap kapsamında güçlendirme ve teşhir-tanzim projelerinin uygulamaya alındığını belirten Ersoy, bütün süreçlerin tamamlanmasının ardından Klasik Müze Binasının 2021 yılında ziyarete açıldığını söyledi. Eski şark eserleri müzesi 6 Temmuz’da yeniden açıldı Üçüncü etap çalışmalarının Çinili Köşk ile Eski Şark Eserleri Müzesini kapsayacak şekilde Ocak 2023’te başlatıldığını kaydeden Ersoy, Eski Şark Eserleri Müzesinde yapının betonarme ve volta tavan döşemeleri ile kagir duvarlarındaki güçlendirme uygulamalarının tamamlandığını ifade etti. Çatının yenilendiğini, cephedeki plaster, profilli bezeme ve heykellerin temizlik ve konservasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, iç mekanın da teşhir-tanzim projesi doğrultusunda yeniden düzenlendiğini söyledi. Asur, Sümer, Sümer-Akad, Arabistan, Babil, Hitit, Urartu ve Mısır salonlarının çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden düzenlendiğini aktaran Ersoy, eser yerleşimlerinin bilimsel kaynaklar ve uzman akademisyenlerin danışmanlığı doğrultusunda gerçekleştirildiğini bildirdi. Aydınlatma tasarımlarının eserleri ön plana çıkaracak şekilde yeniden kurgulandığını, eser güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak sistemlerin devreye alındığını belirten Ersoy, çalışmaların tamamlanmasının ardından Eski Şark Eserleri Müzesinin 6 Temmuz’da ziyarete açıldığını söyledi. Çinili Köşk’te 54 bin çiniye tek tek müdahale Çinili Köşk’te de kapsamlı ve hassas bir süreç yürütüldüğünü ifade eden Ersoy, çatıdaki muhdes dolgular ile eski kurşun kaplamaların kaldırıldığını ve özgün yapıya uygun yeni uygulamalar gerçekleştirildiğini belirtti. Köşkte eserlerin çağdaş sergileme teknikleriyle ziyaretçilerle buluşturulması amacıyla vitrin ve teşhir sistemlerinin uygulamaya alındığını kaydeden Ersoy, İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu salonlarının teşhir düzenlemelerinin de yenilendiğini söyledi. Selsebilli Oda’da özel bir panel uygulamasıyla Osman Hamdi Bey’in canlandırılmasının 14 Temmuz’da ziyaretçilerin deneyimine sunulduğunu aktaran Ersoy, Çinili Köşk’te yürütülen çalışmalar arasında dış cephedeki çinilerin restorasyon ve konservasyon sürecine özellikle dikkati çekti. Yaklaşık 54 bin çininin envanterinin çıkarıldığını belirten Ersoy, her bir çini için ayrı müdahale paftalarının hazırlandığını, temizlik, sağlamlaştırma, tamamlama ve renklendirme çalışmalarının son derece hassas ve titiz bir süreç içerisinde gerçekleştirildiğini kaydetti. Müzenin girişi Gülhane Meydanı’na taşındı İstanbul Arkeoloji Müzelerine yönelik projenin yalnızca binaları değil, müze yerleşkesinin tamamını kapsayan bir dönüşüm içerdiğini vurgulayan Ersoy, bu kapsamda müzenin ana girişinin Gülhane Meydanı’na taşındığını ve burada yeni bir ziyaretçi karşılama merkezi oluşturulduğunu bildirdi. Gülhane Meydanı ile müze arasında uzanan Osman Hamdi Bey Yokuşu’nun da yeniden düzenlendiğini belirten Ersoy, güzergah boyunca toplam 38 arkeolojik eserin sergilenmeye başlandığını söyledi. Müze avlusunda da kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildiğini aktaran Ersoy, peyzaj düzenlemesinin ardından yaklaşık 140 eserin açık teşhirde ziyaretçilerin ilgisine sunulduğunu kaydetti. "Yaşayan bir kültür alanı olarak ele alıyoruz" İstanbul Arkeoloji Müzelerinin sahip olduğu koleksiyonlarla dünya ölçeğinde çok önemli bir kültür hazinesi olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, çalışmaların ardından müzenin daha güvenli, çağdaş ve erişilebilir hale geldiğini belirtti. Ersoy, İstanbul Arkeoloji Müzelerine ilişkin vizyonlarını şu sözlerle anlattı: "Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla bu eşsiz hazineyi daha güvenli, daha çağdaş ve daha erişilebilir hale getirmiş olduk. Ayrıca biz burayı yalnızca eserlerin sergilendiği bir müze kompleksi olarak değil; ziyaretçilerin tarih, sanat, mimari ve kültürle bütünleştiği yaşayan bir kültür alanı olarak ele alıyor bunun gerektirdiği adımları atıyoruz. Bu vizyonla bu büyük mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdüreceğiz." Bakan Ersoy, süreçte emeği bulunan bilim insanlarına, uzmanlara, işçilere ve mesai arkadaşlarına da teşekkür etti. (FÇ-